Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezi dil ve konuşma terapistlerimiz tarafından artikülasyon konuşma bozukluğu hakkında düzenli olarak bilgilendirme yapılmaktadır. Ebeveynler sıklıkla “Çocuğumun söyledikleri anlaşılmıyor” , “Çocuğumun konuşmasını nasıl düzeltebilirim?” , “Çocuğum şımarıklığından konuşmuyor.” şikayetleri ile kurumumuza başvurmaktadır. Bu makalemizde artikülasyon bozukluğu ile ilgili temel bilgiler ve ebeveyn önerileri bulunmaktadır.
Konuşma bozukluğu birçok nedenden dolayı meydana gelebilir. Her yaşta görülebildiği için çocuklarda da bu durumlar yaşanabilir. Çocuklarda konuşma becerileri artıp, dil gelişimi ilerledikçe bir takım seslerin normal, olması gerektiği gibi seslendirilmediği görülebilir.
Konuşma esnasında seslerin olması gerektiği gibi telaffuz edilememesine artikülasyon bozukluğu denir. Konuşma bozuklukları farklı şekillerde kendini gösterebilmekte olup bunlardan biri konuşmanın geç başlamasıdır. Özellikle iki yaşından itibaren, normal gelişim gösteren çocuklar ihtiyacını farklı şekillerde ifade edebilir ve isteyebilir. Sesler doğru çıkartılmasa bile iletişim kurabilmek için girişimler yapılır. (Jest/mimik – işaret kullanımı, Özne/nesne + Fiil basit cümle dizilişleri)
Bu bakımdan iki yaşına gelene kadar hiçbir kelime kullanmayan çocuklarda bozukluk görülebilir. Üç yaşında konuşma görülse de bu konuşmanın anlaşılabilirliği düşük olabilmektedir. Bu nedene bağlı olarak iletişim güçlükleri yaşanır. Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezi olarak bu durumlarda değerlendirme ve terapi hizmeti sunmaktayız.
Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezimizde bulunan uzman terapistlermiz ile çocukların ihtiyaçlarına ve durumlarına göre hareket ederek, buna göre bir plan oluşturur.
Çocuğunun Konuşması Anlaşılmayan Aileler Ne Yapabilir?
Konuşma terapisi sürecinde ailelerin yapabileceği birçok şey vardır. Bunlardan en önemlisi, kaygıya kapılmadan doğru uzmana başvurmadır. Böylece bozukluk vakit kaybetmeden çözüme kavuşabilir. Durum yönetimi için aşağıda bulunan konulara özen gösterilmelidir;
- Dil gelişim testi yaptırılmalıdır. Böylece yaş ve gelişim düzeyine göre içinde bulunduğu durum öğrenilebilir. (Örneğin çocuğun /r/ sesini 4 yaşta söyleyememesi problem olarak kabul edilmezken 6 yaşta söyleyememesi problem olarak görülebilir.)
- Ebeveynler çocukların konuşmasına dair olan kaygılarına onlara yansıtmamalıdır. Zira duygular bulaşıcıdır ve negatif duygular farklı bozuklukları tetikler.
- Çocuklar konuşma için zorlanmamalıdır. (Haydi söyle!, neden konuşmuyorsun? vs.. gibi söylemler fayda yerine zarar getirir.)
- Konuşma terapisi esnasında terapiste yardımcı olunmalı, işbirlikçi bir yaklaşım belirlenmelidir. (Terapi bir süreçtir, süreç sırasında baskıcı ve sabırsız olmak terapist-aile-çocuk ilişkisine zarar verebilmektedir.)
- Konuşma terapisinde alınan sonuçlar her çocukta değişebilir. Bu nedenle farklı çocuklarla karşılaştırılmamalıdır. (Her konuda olduğu gibi konuşma terapisinde de kıyas çocuğu negatif duygulara itmektedir. )
- Çocuklar yargılanmamalı ve eleştirilmemelidir. (Çocuğu baskılamak ve kodlamak çocuğun bulunduğu durumu kabullenmesine yol açıp mücadeleyi bırakmasına yol açabilmektedir. )
- Çocuğa alınan kitap ve oyuncaklar, amaca uygun şekilde seçilmelidir. (Merkezimiz terapi sürecinde bu konuda danışmanlık etmektedir. )
Kocaeli’de Dil ve Konuşma Terapisi alanında verdiğimiz hizmet kapsamında çocuklar değerlendirildikten sonra konuşma bozukluğuna dair analizler yapılmakta, buna uygun terapiler uygulanmaktadır. Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezi’mizdeki terapistlerimiz ile işbirliği yapılırsa alınan sonuçlar daha da artacaktır.
Dil Bozuklukları Okul Başarısını Etkiler Mi?
Konuşma geriliği için ne yapılmalı? sorusuna; Dil ve Konuşma Terapisi alınması ve bu sorunun kısa sürede verimli bir şekilde atlatılması yanıtı doğru olacaktır. Ebeveynlerin bu konuda en sık düştüğü hata bunların geçici olduğu düşüncesidir.
Bu düşüncenin yol açtığı müdahale gecikmesi; 4-5 yaşlarında dil bozukluğu olan çocuklara anaokulu veya ilkokul döneminde sınıfta birçok problem yaşamalarına sebep olur. Bunlardan bazıları akran zorbalığı, öğrenme ve okuma-yazma güçlükleridir.
Erken müdahale dönemini ihmal sebebiyle verimli geçiremeyen çocuklar okulda yaşayabilecekleri akran zorbalığı ve akademik başarısızlıklara bağlı olarak okulu negatif duygulara sebep olan ortam olarak kodlayabilmektedirler. Bu durum tüm hayatı boyunca bireyi etkileyen bir soruna sebep olabilmektedir.
Erken dönemde Merkezimize başvuran aileler ve bu doğrultuda değerlendirdiğimiz çocuklar, okul dönemi öncesi konuşma bozukluklarına yönelik müdahale almaktadırlar.
Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezimizde bu durumların yaşanmaması için profesyonel bir şekilde terapi süreci yönetilmektedir.
Dil Bozuklukları Sosyal Yaşamı Etkiler Mi?
Bireylerin yaşamakta oldukları dil bozuklukları yalnızca okul hayatını değil, aynı zamanda sosyal hayatı da olumsuz etkiler.
Dil bozukluğu olan çocuklar hem konuşmak hem de dinlemek için daha fazla zamana ihtiyaç duyar. Dilin gramatik yapısını kazanamamaları sebebiyle, bazı cümlelerin yanlış anlaşılması da mümkündür. Bu durum çocukların, yaşıtlarıyla iletişim kurmasını da olumsuz etkiler. Zira onlar yetişkinler gibi anlayışlı, sabırlı değildir.
Bu nedenle çocukların doğru zamanda doğru uzmandan hizmet alamaması onların yaşıtlarıyla oynamaktan, onlarla konuşmaktan vazgeçmesine neden olabilir. Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezi dil ve konuşması yaşıtlarından geri olan tüm çocuklar için mümkün olan en kısa sürede, en iyi sonuçları almayı hedefler.
Uzmanlarımızı inceleyebilirsiniz.
Bilgilendirici paylaşımlarımız için instagram hesabımızı takip edin!


