Kocaeli Dil, Konuşma ve Ergoterapi Merkezi olarak kurumumuzdaki dil ve konuşma terapistleri tarafından down sendromu olan bireylerin ihtiyacına uygun olarak dil ve konuşma terapileri yapılmaktadır. Ebeveynler sıklıkla ‘‘ , ‘Çocuğum down sendromlu ve konuşamıyor.‘ , ‘Çocuğum down sendromlu ne dediğini anlamıyorum?‘ soru ve şikayetleri ile kurumumuza başvurmaktadır. Bu makalemizde down sendromu ile alakalı bilgiler bulunmaktadır. Kromozom tiplerinden bir tanesi olan 21 sayılı kromozomun bir adet fazla olması, kişinin down sendromlu olmasına neden olmaktadır. Normal bireylerde 46 adet kromozom bulunurken down sendromlu bireylerde 47 kromozom bulunmakta, kromozom sayısındaki fazlalık, kişinin fiziksel ve gelişimsel açıdan diğer bireylerden farklı olmasına ve çeşitli sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.
Down sendromlu bireylerde çeşitli konuşma bozuklukları görülmektedir. Down sendromu konuşma bozuklukları başlığı altında değerlendirilebilen bu durum, sorunu tam olarak anlayabilmek adına çok önemlidir. Peki down sendromu konuşma bozuklarını hangi başlıklar altında sıralamak olanaklıdır?
Down Sendromuna Eşlik eden Dil ve Konuşma Problemleri
Down sendromu konuşma bozuklukları bağlamında pek çok sorun ortaya çıkmaktadır. Dili kullanma konusunda diğer bireylerden ayrılan down sendromlu bireyler, aynı zamanda sözcük dağarcığı konusunda da bir ayrılık yaşamaktadır. Bu bağlamda down sendromuna eşlik eden dil ve konuşma problemlerini genel olarak aşağıdaki gibi sıralamak olanaklıdır:
- Dili Anlama ve Kullanma Ayrılığı
- Özgül Dil Bozukluğu
- Sözcük Dağarcığı ve Söz Dizimi / Biçim Bilgisi Ayrılığı
- İşitsel Kısa Süreli Bellek ve İfade Edici Dil Bozuklukları
Yukarıdaki sorunlardan her biri, down sendromlu bireyin konuşurken çeşitli sıkıntılar yaşamasına neden olmaktadır.
Özgül Dil Bozukluğu
Özgün dil bozukluğu bağlamında down sendromlu bireylerde konuşma gecikmesi sözel olmayan bilişsel gelişimde gözlenenden daha fazladır. Dil öğrenimi ve kullanımı, diğer bireylerdekinden çok daha farklı işlemektedir. Dil gelişimi ve bilişsel gelişim arasındaki ayrılık, zaman ilerledikçe daha çok artmaktadır.
Dili Anlama ve Kullanma Ayrılığı
Dili anlama ve kullanma konusunda, down sendromlu bireylerde ayrılıklar görülmektedir. Bu bağlamda down sendromlu çocuğa nasıl eğitim verilir sorusu ön plana çıkmaktadır. Çocuğun dili anlama ve kullanma konusunda gelişim yapabilmesi için uygun yöntemler dahilinde tedaviler uygulanmalıdır. Down sendromlu bireylerde, ifade edici dil, sözel olmayan bilişsel becerilerin gerisinde kalmaktadır. Down sendromlu bireylerdeki dili anlama ve kullanma ayrılığına dair, çeşitli dönemlerde kapsamlı araştırmalar yapılmıştır.
Sözcük Dağarcığı ve Söz Dizimi / Biçim Bilgisi Ayrılığı
Down sendromlu çocukların sözcük dağarcığı onların güçlü yanlarından bir tanesidir. Öte yandan alıcı ve ifade edici söz dizimi, down sendromlu bireylerin zayıf yanlarından bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sözcük dağarcığı ve söz dizimi konusunda ayrılıklar yaşayan bu bireylerin sözcükleri almaları yaşam deneyimleri ile alakalı olan bir durumdur.
İşitsel Kısa Süreli Bellek ve İfade Edici Dil Bozuklukları
Down sendromlu bireylerde işitsel kısa süreli bellek ve ifade edici dil bozukluklarının görüldüğü bilinmektedir. Bu bireylerde, genel bilişsel beceriler ile açıklanamayan özgül dil sorunları bulunmakta olup bu bağlamda diğer bilişsel beceriler daha ayrıntılı bir şekilde incelenmektedir.
Bilindiği üzere kısa süreli bellek becerisi bağlamında kişinin sıralanmış bilgiyi doğru sırada akılda tutması gerekmektedir. Down sendromlu bireyler, sıralı kelime ya da sayıları hatırlama konusunda çeşitli sıkıntılar yaşamaktadır. Çeşitli araştırmalar sonucunda bazı uzmanlar, kısa süreli bellek becerileri ile ifade edici dil bozuklukları arasında bir bağ olduğunu ifade etmiştir.
Yukarıda da bahsedildiği gibi down sendromlu bireylerde çeşitli dil ve konuşma bozuklukları görülmektedir. Bilindiği üzere down sendromu ömür boyu süren bir rahatsızlıktır. Bu bağlamda kişi, ömür boyu bu sorun ile yaşamaktadır. Fakat farklı teknikler ve yöntemler ile, çocuğun gelişiminin olumlu bir şekilde evrilmesi sağlanabilmektedir. Bu noktada anne-babalara oldukça fazla iş düşmektedir. Çocuklarının gözlemlemesi, onların gelişimlerini yakından takip etmesi ve uzman kişilerden destek alması gerekmektedir.


